(ENSON HABER) - ensonhaber.com | Haber Girişi: 01.07.2021 - 15:53, Güncelleme: 01.07.2021 - 15:53

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Toplantısı'na katıldı

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Toplantısı'na katıldı

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Toplantısı'nda konuşan Erdoğan, 'Kadına şiddet ile mücadelemiz İstanbul Sözleşmesi ile başlamadığı gibi bu sözleşmeden çekilme ile bitecek değildir' dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 4'üncü Ulusal Eylem Planı Tanıtım Toplantısı'na katıldı. Toplantıda konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarında, İstanbul Sözleşmesin'e yönelik yaptığı açıklamalar öne çıktı. Erdoğan, kadına yönelik şiddet ile salgın hastalık ile mücadelede olduğu gibi siyaset malzemesi yapılmadan müdacele edilmesi gerektiğini ifade etti. Kadına yönelik şiddet ile mücadelnin İstanbul Sözleşmesi ile başlamadığını, sözleşmeden çekilmeyle mücadelenin noktalanmadığını belirtti. Bu sözleşmeden çekilmenin bazı çevreler tarafından geriye gidiş olarak yansıtıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması şöyle: "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 4. Ulusal Eylem Planı Tanıtım Toplantısı'nın tüm kadınlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Aziz milletim. Bizim inancımızda bildiğimiz ve bilmediğimiz varlıklar içinde asıl olan insandır.  "KADIN NE KADAR SORUMLUK SAHİBİ İSE ERKEK DE AYNI DERECEDE MESULİYET SAHİBİDİR" Diğer tüm ayrımlar, farklılıklar, bu ulvi sıfatın gerisinde kalır. Toplum ve aile dediğimiz müesseseler de erkek ve kadının müşterek varlığı ile ortaya çıkar, mana kazanır ve devam eder. İnsanları sadece cinsiyetlerinden dolayı üstünlük sınıflamasına tabi tutan anlayışın, bizim kültürümüzde ve medeniyetimizde yeri yoktur. Şayet ortada bir sorun yaşanıyorsa konunun bir tarafında erkek bir tarafında kadın vardır. Mesela aile yapımızla ilgili hassasiyetlerimde kadın ne kadar sorumluluk sahibi ise erkek de aynı derecede mesuliyet sahibidir. "KADINA YÖNELİK ŞİDDET ÖNCELİKLİ KONULARIMIZ ARASINDA YER ALMIŞTIR" Aile yapısında bir sorun varsa , bunun sorumluluğunu sadece kadına veya erkeğe yüklemek sorunun yarısını görmezden gelmek demektir. Kadına şiddet meselesinde ortada bir mağdur varsa bir de fail mevcut demektir. İşte bunun için iktidara geldiğimiz günden beri, kadına yönelik şiddetle mücadele öncelikli konularımız arasında yer almıştır. "BU HASSAS KONUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN FARKLI POLİTİKALAR GELİŞTİRDİK VE UYGULADIK" Şahsen de bu konuyu daima yakından takip ettim. Atılan her adımı destekledim. Her sorunla bizzat ilgilendim. Tek tip bir müdahale ile neticeye ulaşılamayacağı belli olan bu hassas konunun çözümü için farklı politikalar geliştirdik ve uyguladık.  "SÖZLEŞMEDEN ÇEKİLME GEREKÇELERİMİZİ O DÖNEMDE KAMUOYU İLE PAYLAŞTIK" Son günlerde bazı çevreler bugün, yani 11 Temmuz'a doğru gidiyoruz, öncesinde 1 Temmuz itibarıyla resmen çekildiğimiz İstanbul Sözleşmesi'ni, kadına yönelik şiddetten geriye gidiş olarak yansıtmaya çalışıyor. Bizim kadına şiddet ile mücadelemiz İstanbul Sözleşmesi ile başlamadığı gibi bu sözleşmeden çekilme ile bitecek değildir. Sözleşmeden çekilme gerekçelerimizi, o dönemde kamuoyu ile zaten paylaştık. "MÜCADELEYİ SÜRDÜRECEĞİZ" Bizim kadına yönelik şiddet ile mücadele çerçevesinde aldığımız tedbirlerin, yaptığımız düzenlemelerin, hayata geçirdiğimiz uygulamaların kadınların haklarına, hukuklarına, onurlarına sahip çıkmamazın tek sebebi, eşrefi mahlukat olan insan sıfatıyla kendilerine olan saygımızdır. Dün kadına yönelik şiddetle ve kadınların insan olarak haklarını kullanabilmeleri konusunda nasıl mücadele ediyorsak, bugün de yarın da bu mücadeleyi sürdüreceğiz.  "ŞİDDETİN  TAMAMEN ORTADAN KALKMASI, TÜM KESİMLERİN İNANCI VE ÇABASI İLE MÜMKÜNDÜR" Bu mücadelenin uzun soluklu, sabır ve toplumsal mutabakat gerektiren bir süreç olduğunun farkındayız. Kadına yönelik şiddeti tamamen ortadan kalkması tüm kesimlerin inancı ve çabası ile mümkündür. Şiddetin her türü ile mücadelemiz sürerken, kadına yönelik şiddet kavramının altını çizmemizin sebebi, bu sorunun adını koymak gerektiğine olan inancımızımdır. Kadına yönelik şiddet pek çok faktörden etkilenen ve genel şiddetten farklı dinamiklere sahip olan bir olgudur. Bu sebeple evvela kadına yönelik şiddetin ortaya çıkmasına neden olan faktörlerin ayrıntılı bir şekilde incelenmesi ve bertaraf edilmesi gerekiyor. "ŞİDDETİN SONUÇLARI KADINI VE ÇOCUĞU DOĞRUDAN ETKİLİYOR" Şiddete şahitlik etmesi sebebi ile çocuklarda travmaya neden olabiliyor. Şiddeti bir davranış biçimi olan çocukların yarının şiddet mağduru veya şiddet faili olarak çıkma ihtimali artıyor. Sebebi ne olursa olsun, aile içinde yaşanan şiddetin sonuçları kadını ve çocuğu doğrudan etkiliyor. Konuyu tüm boyutları ile ele aldığımızda tüm toplumunda bu şiddetten olumsuz etkilendiğini görüyoruz. Toplumsal sonuçları itibarıyla şiddet depresyonun, suç oranlarının ve huzursuzluğun artmasına yol açıyor. "OBJEKTİF BİR ŞEKİLDE ELE ALMAMIZ GEREKİYOR" Bu sebeple kadına yönelik şiddeti tıpkı salgınla mücadelede olduğu gibi siyasi tartışmalara malzeme etmeden objektif bir şekilde ele almamız gerekiyor. Şiddet uygulama ihtimali olan bireylerin öfke kontrolleri için eğitimlere başlıyoruz. "TÜM ÜLKELERİN SORUNUDUR" Kadına yönelik şiddet sadece bizim değil, tüm ülkelerin sorunudur. Bu küresel sorunu tüm dünya gibi yasal düzenlemeler, önleme, koruma ve kovuşturma alanlarında ihtisaslaşma ile aşmaya çalışıyoruz. Bu çerçevede, ilkini 2007'de hazırladığımız ulusal eylem planımızı sürekli geliştirerek bugüne kadar getirdik. "EYLEM PLANIMIZDA GÜNÜN İHTİYAÇLARINA YÖNELİK YENİ BAŞLIKLAR BULUNUYOR" Ülkemizde ve dünyada yaşanan değişimler, önleyici ve koruyucu çalışmaların da geliştirilmesini gerektiriyor. Bugün sizlerle 4'üncüsünü paylaşacağımız eylem planımızda günün ihtiyaçlarına yönelik yeni başlıklar bulunuyor. Yeni eylem planımızla mücadeleyi daha da güçlendiriyoruz. 4' üncü ulusal eylem planımız, 2021-2025 yıllarını kapsamaktadır. Eylem planımızı kamu kurumlarının, STK'ların, üniversitelerin, medya mensuplarının, ilgili tüm paydaşların katkıları ile hazırladık.  KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE EYLEM PLANI Kadına yönelik şiddetle mücadele 4. ulusal eylem planının ilk hedefini, şiddetle mücadele mevzuatının gözden geçirilmesi ve etkin uygulanması olarak belirledik. Amacımız mağdurun adalete erişiminin kolaylaşmasını, haklarını etkili kullanmasını ve şiddet eylemlerinin orantılı şekilde cezalandırılmasını sağlamaktır. 22 faaliyet bu başlık altında yer alıyor. Adalet, İçişleri, MSB, Sağlık Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı arasında protokoller imzalandı. "ŞİDDET TÜRLERİ KONULARININ YENİDEN DEĞERLENDİRİLMESİNİ PLANLIYORUZ" Kadına yönelik şiddetle mücadele il eylem planları 81 ilde hassasiyetle yürütülmektedir. Teknik kurul da oluşturulacak, 3 ayda bir toplanarak faaliyetini sürdürmektedir. TCK'daki suç tipleri ile cezayı ağırlaştıran özellikler gözden geçirilerek, şiddet türleri konularının yeniden değerlendirilmesini planlıyoruz. Uyuşmazlıklarda haksız tahrik ve takdiri indirim müesseselerinin nasıl uygulandığının analizleri yapılarak gereken değişiklikler için harekete geçilecek. İKİNCİ VE ÜÇÜNCÜ HEDEF İkinci hedef, şiddetle topyekün mücadele olarak 5 strateji belirledik. Politikaların uygulanması, şiddetin önlenmesi için kaynak, güçlü koordinasyon, 81 ilde planların yürürlüğe konması, çalışmaların dönemsel olarak izlenmesi şeklinde ifade edebiliriz. Üçüncü hedefi koruyucu ve önleyici hizmetlerin etkili sunulmasıdır. Vakaya zamanında ve doğru şekilde müdahalenin sağlanması, özel müdahale programlarının hayata geçirilmesi, kolluk uygulamalarının etkinliğinin artırılması, şiddet mağdurlarının sağlık hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması, faillere yönelik önleyici hizmetlerinin hazırlanması stratejilerini uygulayacağız. Mağdurun korunması ve desteklenmesi ile önleyici çalışmalarda kurumsal hizmetler daha da önem kazanmaktadır. Önlemek, soruşturmak, kovuşturmak ancak ihtiyaca uygun kurumsal yapı ve programlarla mümkündür. Şiddet önleme ve izleme merkezlerimizle beraber, kadın konuk evlerinde kurumsal hizmetler zaten yürütülüyor. Tüm illerde faaliyet gösteren 360 sosyal hizmet merkezi bünyesinde şiddetle mücadele irtibat noktalarına mağdurların kolay ulaşabilmesini sağlıyoruz. En önemli hususun şiddetin gerçekleşmeden durdurabilmek ve yaygınlaşmasını engellemek olduğunu biliyoruz. Bireylerin öfke kontrollerine yönelik eğitimlere başlıyoruz. Alkol ve madde bağımlılığından kurtarılması ile saldırgan davranışların rehabilitasyonlarına yönelik eğitimlerden çok ciddi fayda elde edebileceğimize inanıyorum. "7 İLDE 9 YENİ KADIN KONUK EVİ AÇILACAK" Tehdit altındaki kadınlarımız için ihtisaslaşmış kadın konuk evlerimizde özel güvenlik önlemleri alıyoruz. Önümüzdeki dönemde 7 ilde 9 yeni kadın konuk evi daha açılacak. ALO 183 destek hattı, ihtiyacı olan tüm kadın ve çocuklar için psikolojik, hukuki ve ekonomik danışma hattı olarak hizmet veriyor. Arapça, Kürtçe çağrılara da cevap veren bu hattı arayan şiddet mağdurları, 0 tuşuna basarak sıra beklemeden destek personeline ulaşabilmektedir. Kadına yönelik şiddetle mücadele toplumun tamamının iştiraki ve tamamının katkısı ile başarıya ulaşabilir. İlgili her kesimin destek vereceğine yürekten inanıyorum. Kadınlarımızın hak arama mücadelelerinde yanlarında olduk, bundan sonra da yanlarında olacağız."
Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Toplantısı'nda konuşan Erdoğan, 'Kadına şiddet ile mücadelemiz İstanbul Sözleşmesi ile başlamadığı gibi bu sözleşmeden çekilme ile bitecek değildir' dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 4'üncü Ulusal Eylem Planı Tanıtım Toplantısı'na katıldı.

Toplantıda konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarında, İstanbul Sözleşmesin'e yönelik yaptığı açıklamalar öne çıktı.

Erdoğan, kadına yönelik şiddet ile salgın hastalık ile mücadelede olduğu gibi siyaset malzemesi yapılmadan müdacele edilmesi gerektiğini ifade etti.

Kadına yönelik şiddet ile mücadelnin İstanbul Sözleşmesi ile başlamadığını, sözleşmeden çekilmeyle mücadelenin noktalanmadığını belirtti.

Bu sözleşmeden çekilmenin bazı çevreler tarafından geriye gidiş olarak yansıtıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması şöyle:

"Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 4. Ulusal Eylem Planı Tanıtım Toplantısı'nın tüm kadınlarımıza hayırlı olmasını diliyorum.

Aziz milletim. Bizim inancımızda bildiğimiz ve bilmediğimiz varlıklar içinde asıl olan insandır. 

"KADIN NE KADAR SORUMLUK SAHİBİ İSE ERKEK DE AYNI DERECEDE MESULİYET SAHİBİDİR"

Diğer tüm ayrımlar, farklılıklar, bu ulvi sıfatın gerisinde kalır. Toplum ve aile dediğimiz müesseseler de erkek ve kadının müşterek varlığı ile ortaya çıkar, mana kazanır ve devam eder.

İnsanları sadece cinsiyetlerinden dolayı üstünlük sınıflamasına tabi tutan anlayışın, bizim kültürümüzde ve medeniyetimizde yeri yoktur. Şayet ortada bir sorun yaşanıyorsa konunun bir tarafında erkek bir tarafında kadın vardır.

Mesela aile yapımızla ilgili hassasiyetlerimde kadın ne kadar sorumluluk sahibi ise erkek de aynı derecede mesuliyet sahibidir.

"KADINA YÖNELİK ŞİDDET ÖNCELİKLİ KONULARIMIZ ARASINDA YER ALMIŞTIR"

Aile yapısında bir sorun varsa , bunun sorumluluğunu sadece kadına veya erkeğe yüklemek sorunun yarısını görmezden gelmek demektir.

Kadına şiddet meselesinde ortada bir mağdur varsa bir de fail mevcut demektir. İşte bunun için iktidara geldiğimiz günden beri, kadına yönelik şiddetle mücadele öncelikli konularımız arasında yer almıştır.

"BU HASSAS KONUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN FARKLI POLİTİKALAR GELİŞTİRDİK VE UYGULADIK"

Şahsen de bu konuyu daima yakından takip ettim. Atılan her adımı destekledim. Her sorunla bizzat ilgilendim.

Tek tip bir müdahale ile neticeye ulaşılamayacağı belli olan bu hassas konunun çözümü için farklı politikalar geliştirdik ve uyguladık. 

"SÖZLEŞMEDEN ÇEKİLME GEREKÇELERİMİZİ O DÖNEMDE KAMUOYU İLE PAYLAŞTIK"

Son günlerde bazı çevreler bugün, yani 11 Temmuz'a doğru gidiyoruz, öncesinde 1 Temmuz itibarıyla resmen çekildiğimiz İstanbul Sözleşmesi'ni, kadına yönelik şiddetten geriye gidiş olarak yansıtmaya çalışıyor.

Bizim kadına şiddet ile mücadelemiz İstanbul Sözleşmesi ile başlamadığı gibi bu sözleşmeden çekilme ile bitecek değildir.

Sözleşmeden çekilme gerekçelerimizi, o dönemde kamuoyu ile zaten paylaştık.

"MÜCADELEYİ SÜRDÜRECEĞİZ"

Bizim kadına yönelik şiddet ile mücadele çerçevesinde aldığımız tedbirlerin, yaptığımız düzenlemelerin, hayata geçirdiğimiz uygulamaların kadınların haklarına, hukuklarına, onurlarına sahip çıkmamazın tek sebebi, eşrefi mahlukat olan insan sıfatıyla kendilerine olan saygımızdır.

Dün kadına yönelik şiddetle ve kadınların insan olarak haklarını kullanabilmeleri konusunda nasıl mücadele ediyorsak, bugün de yarın da bu mücadeleyi sürdüreceğiz. 

"ŞİDDETİN  TAMAMEN ORTADAN KALKMASI, TÜM KESİMLERİN İNANCI VE ÇABASI İLE MÜMKÜNDÜR"

Bu mücadelenin uzun soluklu, sabır ve toplumsal mutabakat gerektiren bir süreç olduğunun farkındayız. Kadına yönelik şiddeti tamamen ortadan kalkması tüm kesimlerin inancı ve çabası ile mümkündür.

Şiddetin her türü ile mücadelemiz sürerken, kadına yönelik şiddet kavramının altını çizmemizin sebebi, bu sorunun adını koymak gerektiğine olan inancımızımdır. Kadına yönelik şiddet pek çok faktörden etkilenen ve genel şiddetten farklı dinamiklere sahip olan bir olgudur.

Bu sebeple evvela kadına yönelik şiddetin ortaya çıkmasına neden olan faktörlerin ayrıntılı bir şekilde incelenmesi ve bertaraf edilmesi gerekiyor.

"ŞİDDETİN SONUÇLARI KADINI VE ÇOCUĞU DOĞRUDAN ETKİLİYOR"

Şiddete şahitlik etmesi sebebi ile çocuklarda travmaya neden olabiliyor. Şiddeti bir davranış biçimi olan çocukların yarının şiddet mağduru veya şiddet faili olarak çıkma ihtimali artıyor.

Sebebi ne olursa olsun, aile içinde yaşanan şiddetin sonuçları kadını ve çocuğu doğrudan etkiliyor.

Konuyu tüm boyutları ile ele aldığımızda tüm toplumunda bu şiddetten olumsuz etkilendiğini görüyoruz.

Toplumsal sonuçları itibarıyla şiddet depresyonun, suç oranlarının ve huzursuzluğun artmasına yol açıyor.

"OBJEKTİF BİR ŞEKİLDE ELE ALMAMIZ GEREKİYOR"

Bu sebeple kadına yönelik şiddeti tıpkı salgınla mücadelede olduğu gibi siyasi tartışmalara malzeme etmeden objektif bir şekilde ele almamız gerekiyor.

Şiddet uygulama ihtimali olan bireylerin öfke kontrolleri için eğitimlere başlıyoruz.

"TÜM ÜLKELERİN SORUNUDUR"

Kadına yönelik şiddet sadece bizim değil, tüm ülkelerin sorunudur. Bu küresel sorunu tüm dünya gibi yasal düzenlemeler, önleme, koruma ve kovuşturma alanlarında ihtisaslaşma ile aşmaya çalışıyoruz.

Bu çerçevede, ilkini 2007'de hazırladığımız ulusal eylem planımızı sürekli geliştirerek bugüne kadar getirdik.

"EYLEM PLANIMIZDA GÜNÜN İHTİYAÇLARINA YÖNELİK YENİ BAŞLIKLAR BULUNUYOR"

Ülkemizde ve dünyada yaşanan değişimler, önleyici ve koruyucu çalışmaların da geliştirilmesini gerektiriyor. Bugün sizlerle 4'üncüsünü paylaşacağımız eylem planımızda günün ihtiyaçlarına yönelik yeni başlıklar bulunuyor.

Yeni eylem planımızla mücadeleyi daha da güçlendiriyoruz. 4' üncü ulusal eylem planımız, 2021-2025 yıllarını kapsamaktadır. Eylem planımızı kamu kurumlarının, STK'ların, üniversitelerin, medya mensuplarının, ilgili tüm paydaşların katkıları ile hazırladık. 

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE EYLEM PLANI

Kadına yönelik şiddetle mücadele 4. ulusal eylem planının ilk hedefini, şiddetle mücadele mevzuatının gözden geçirilmesi ve etkin uygulanması olarak belirledik.

Amacımız mağdurun adalete erişiminin kolaylaşmasını, haklarını etkili kullanmasını ve şiddet eylemlerinin orantılı şekilde cezalandırılmasını sağlamaktır.

22 faaliyet bu başlık altında yer alıyor. Adalet, İçişleri, MSB, Sağlık Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı arasında protokoller imzalandı.

"ŞİDDET TÜRLERİ KONULARININ YENİDEN DEĞERLENDİRİLMESİNİ PLANLIYORUZ"

Kadına yönelik şiddetle mücadele il eylem planları 81 ilde hassasiyetle yürütülmektedir. Teknik kurul da oluşturulacak, 3 ayda bir toplanarak faaliyetini sürdürmektedir.

TCK'daki suç tipleri ile cezayı ağırlaştıran özellikler gözden geçirilerek, şiddet türleri konularının yeniden değerlendirilmesini planlıyoruz.

Uyuşmazlıklarda haksız tahrik ve takdiri indirim müesseselerinin nasıl uygulandığının analizleri yapılarak gereken değişiklikler için harekete geçilecek.

İKİNCİ VE ÜÇÜNCÜ HEDEF

İkinci hedef, şiddetle topyekün mücadele olarak 5 strateji belirledik. Politikaların uygulanması, şiddetin önlenmesi için kaynak, güçlü koordinasyon, 81 ilde planların yürürlüğe konması, çalışmaların dönemsel olarak izlenmesi şeklinde ifade edebiliriz.

Üçüncü hedefi koruyucu ve önleyici hizmetlerin etkili sunulmasıdır. Vakaya zamanında ve doğru şekilde müdahalenin sağlanması, özel müdahale programlarının hayata geçirilmesi, kolluk uygulamalarının etkinliğinin artırılması, şiddet mağdurlarının sağlık hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması, faillere yönelik önleyici hizmetlerinin hazırlanması stratejilerini uygulayacağız.

Mağdurun korunması ve desteklenmesi ile önleyici çalışmalarda kurumsal hizmetler daha da önem kazanmaktadır.

Önlemek, soruşturmak, kovuşturmak ancak ihtiyaca uygun kurumsal yapı ve programlarla mümkündür.

Şiddet önleme ve izleme merkezlerimizle beraber, kadın konuk evlerinde kurumsal hizmetler zaten yürütülüyor. Tüm illerde faaliyet gösteren 360 sosyal hizmet merkezi bünyesinde şiddetle mücadele irtibat noktalarına mağdurların kolay ulaşabilmesini sağlıyoruz.

En önemli hususun şiddetin gerçekleşmeden durdurabilmek ve yaygınlaşmasını engellemek olduğunu biliyoruz. Bireylerin öfke kontrollerine yönelik eğitimlere başlıyoruz.

Alkol ve madde bağımlılığından kurtarılması ile saldırgan davranışların rehabilitasyonlarına yönelik eğitimlerden çok ciddi fayda elde edebileceğimize inanıyorum.

"7 İLDE 9 YENİ KADIN KONUK EVİ AÇILACAK"

Tehdit altındaki kadınlarımız için ihtisaslaşmış kadın konuk evlerimizde özel güvenlik önlemleri alıyoruz. Önümüzdeki dönemde 7 ilde 9 yeni kadın konuk evi daha açılacak.

ALO 183 destek hattı, ihtiyacı olan tüm kadın ve çocuklar için psikolojik, hukuki ve ekonomik danışma hattı olarak hizmet veriyor.

Arapça, Kürtçe çağrılara da cevap veren bu hattı arayan şiddet mağdurları, 0 tuşuna basarak sıra beklemeden destek personeline ulaşabilmektedir.

Kadına yönelik şiddetle mücadele toplumun tamamının iştiraki ve tamamının katkısı ile başarıya ulaşabilir.

İlgili her kesimin destek vereceğine yürekten inanıyorum. Kadınlarımızın hak arama mücadelelerinde yanlarında olduk, bundan sonra da yanlarında olacağız."

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ikrahaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.